Başkan secimi yapacak kişiler veya komiteler de liyakat sahibi olmalı ve bu ekibin sekretaryasının telefon, faks ve e-mailleri her partinin dış kapısında asılmalı.
Seçilecek adaylarda da en az bunlarda olmalı?
1- İlkeli ve dürüst olmalı,
2- İleri görüşlü olmalı ve ileriyi görmeli
3- Topluma güven verebilmeli,
4- Sözünün eri olmalı; Verdiği sözünün her şeyin üzerinde olduğunu bilmeli ve bu çevresinden de teyit edilmeli.
5- Liyakat sahibi,
6- Adayın çevresindeki insanları etkilemesi için olumlu, yenilikçi, cesur ve mantıklı hareket etmesi gerekir
7- Üretken olmalı (aday kendi mal birikimi yapamamışsa bu aday devletin parasıyla da çok şey yapamaz genelleme olmasa da gerçek payı çok),
8- Demokrasi anlayışını benimsemeli bunu da kendi özel hayatında iş yaparken etrafındakilerin görüşlerine yer verip vermediği araştırılabilir,
9- Değişime ayak uydurabilmeli
10- Aday bir dernek ve vâkıfa üyemi üye ise de oralardaki aktif görevleri nedir. Buna mutlaka bakılmalı. Neden mi? Hayır ve yardım kuruluşlarında hizmet eden kişiler her yaptığı işten para beklemez. Zamanının çoğunu halka yararlı işlerde geçirir.
11- Adayın arkadaş çevresi mutlaka öğrenilmeli ve onların da misyon ve vizyonu olmalı.
12- Gelişimi gerçekleştirebilme
13- Benim adamım, Benim akrabam yaklaşımından mutlaka kaçınılmalı adaylık liyakat sahibine verilmeli. Kişi bizim düşüncemizden olmaya bilir hatta bizimle farklı siyasi görüşte olabilirde ama başarılı olacağı biliniyorsa o aday yapılmalı.
14- Aday belediye hizmetleri için devletin kaynaklarından daha çok Dış kaynaklar, AB, konsolosluklar, vakıf ve derneklerle ortak proje yapabilecek kapasitede olmalı. Sadece Ankara’dan gelecek kaynaklarla yerel yönetime talip olmamalı. Bu tip düşünceler 2003 yerel seçimlerinde gördük “Biz iktidarız Ankara’dan istediğimiz kadar para alırız” zihniyeti secimden bir ay sonra boş olduğu ortaya çıktı. Nasıl mı belediyelerin çoğu iktidar partisinden olunca Ankara’da herkese eşit verince birçok başkan umduklarını bulamadı. Yine çarelerine Hükümet yetişti. Nasıl mı? KÖYDES ve BELDES projeleriyle halka ancak hizmet götürebildiler. Hatta bunu bile eline, yüzüne bulaştıranlar oldu.
15- Lider Başarıyı kendinden değil başarının bir takımla olabileceğini bilmeli.
16- Danışma kurulu veya danışman kadrosu var mı; Bu çok, çok önemli, bir kişi her şeyi bilemez ben biliyorum diyorsa yalan inanmayın çünkü bu mümkün değil. Kişi Sayın Başbakanımızdan daha mı kabiliyetli Başbakanımızın Asya danışmanı Sayın hocamız Ahmet DAVUTOĞLU onun sayesinde bu gün Asya ve Müslüman ülkelerle olan diyalogumuz pozitif yöne gidiyor. Eğer bir Başbakanın danışmanı varsa yerel yönetimdeki adaylarda mutlaka danışman bulundurmalı. Aslında bu başkanların ellerini rahatlatırda nasıl mı? Yapılan yanlış bir icraatın faturasını danışmanına keser onun işine son vererek halkın gözünde puan kazanırsın. “El elden üstündür”, “Danışan dağları aşmış danışmayan düz yolda şaşmış”, “Bir elin nesi var iki elin sesi var” Ne güzel Atasözleri değil mi?
17- Mümkünse yurtdışı deneyimi olmalı
18- Diksiyonu olmalı
Hali hazırda belediye başkanları İkinciye adaylarsa onlarında PERFORMANS DEĞERLENDİRİLMELRİ YAPILMALI
19- Başkanların icraatlarına bakılmalı: Sadece Ankara’dan gelen kaynaklara mı faaliyet yapmışlar yoksa AB, Uluslararası kuruluşlar, Konsolosluklar, vakıflar, dernekler ve şirketlerin kaçını bulundukları beldelere getirip orada halka hizmet etmişler. Beldelerde yeni işyerleri açıp halkı 250-300 ytl ye, sigortasız çalıştırmaya göz yummuş, ihtiyaç sahiplerini zenginlere biraz daha sömürtmemiş olmalılar. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”
20- Halkla ne kadar bütünleşti? Kamuoyu yoklaması yapılmalı ama bundan mutlaka teşkilatın haberi olmamalı. Anketörler mutlaka şehir dışından getirilmeli.
21- Hakkın da çıkan şaibeler mutlaka araştırılmalı. Eğer başkanın hakkında hiç şaibe yoksa buda araştırılmalı. Neden mi dersiniz? Çalışmayan kişi hakkında şaibe olmaz da ondan.
22- Aday gecekondulaşmayı ne kadar önledi? Elinde var olan Fen işleri veya İmar işleri ile yeni yerleşim bölgelerini belirleyip oraların yerleşim planı ve alt yapılarını yapmış mı? Yani yerleşim olabilecek alanların imarını yapayım hem vatandaşın yeri değerlenir, hem de çarpık kentleşme önlenmiş olur. Bu çalışmayı yapmamış bir kişinin ikinci adaylığı gündeme bile alınmamalı..
23- Ne kadar Meslek edindirme kursları düzenlemiş ve başkanlığı sürecinde kaç girişimci işyeri açabilmiş.
24- Kaç kişiye iş kapısı açabilmiş
25- Dar gelirliye “balık mı yedirmiş yoksa balık tutmayı mı öğretmiş” Şayet balık tutmayı öğretti ise sizde onun elinden tutun göreve devam etsin lütfen.
26- Halkın eğitimine ne katmış ona bakılmalı.
27- Bölgede bir fabrika, bir fakülte, bir yüksekokul açabilmiş mi?
28- Araç portföyün de makam araçlarını mı yenilemiş yoksa hizmet araçlarını mı?
29- Halkın geliri düşük beldelerde ki adaylar şehir görünüşüne mi önem vermiş yoksa köy ve mahalle yollarına mı önem vermiş?
30-
Vatandaş olarak en büyük görev bize düşüyor Başkan secimi yapacak komisyonları da lütfen çekinmeden doğru bilgilendirelim. Aksi halde bizi yönetemeyecek vasıfsız birileri tarafından yönetilmek zorunda kalırız.
En doğru idarecilerin bizleri yönetmesi dileği ile
01.12.2008
Dr.Vedat DEMİR






