Sevgili Okurlarım ben bir ekonomist değilim onun için bu yazımda krize farklı çözüm önerilerimi kaleme almış olacağım. Dünyayı saran ekonomik kriz biz istersek gerçekten teğet geçebilir ne derseniz birlikte sıralayalım. Yabancı bir ekonomist ekonomik krizlerin en iyi alımların yapılacağı zamanlar olarak söylemişti ve mal alırken kazanılır, satarken değil demişti.
1- Bu Ülkeyi seven Devlet memurları ve işi garanti olan kişiler ihtiyaçlarını ertelememeli hatta ileri tarihlerde almayı düşündüklerimizi bile şimdi almalıyız. Bu sayede piyasaya para girmiş olur ve bir nebzede olsa krize direnç göstermeye destek vermiş oluruz.
2- Evimizde, kolumuzda ki mücevherleri mutlaka banka ve finans kurumlarında saklamalıyız. Paramızın banka ve finans kurumlarında olması ülkenin resmi kayıtlarına girmesi krize direnmek demektir.
3- Kriz var diye alım satım yapmazsak bizde krizi desteklemiş oluruz bu en büyük yanlıştır. Bu kendi kendimizin topuğuna değil kafasına sıkmaktır.
4- Fonlar, Sendikalar, Vakıflar ve Dernek bütçelerinde inanılmaz paralar bulunmakta. Buralarda bulunan paralar piyasada ciddi şekilde kullanılırsa kriz bizim ülkemize teğet bile geçemez. Bazen bu konuda haberler bile çıkmakta. Filancı sendikanın, falancı derneğin ve falanca vakfın şu kadar parası var diye. Bu konuda hükümet mutlaka bir yasa çıkarmalı ve atıl duran paraların piyasaya aktarılması sağlanmalı. Bu paralar piyasadan direkt mal alımıyla değerlendirilmeli aksi halde piyasaya hiç katkısı olmaz. Sendikalar ve Vakıflar okul yaptırabilir bu saye de piyasaya canlı para girişi sağlanır.
5- Dernek ve fonlardan kişilere maddi yardım yerine ihtiyacı belirlenip o ihtiyacı bulunduğu piyasadan da satın alınıp verilmeli. Doğuda hükümet beyaz eşya dağıtımı yaptı bunu ben şahsen destekliyorum kişilere para vereceğinize veya zengine vergi affı getireceğinize zenginin ürettiği ürünü piyasadan al, ihtiyaç sahiplerine dağıt. Bu sayede nakliyecisi hamalı ve direk veya en direk her kez kazanır.
Ülkemizde yayın yapan TV’ler hükümetin yaptığı icraatlar hakkında ne zaman kötü haber yapsalar o habere mutlaka yurtdışından yabacı yazılı veya sözlü basından bakarım. Bu sayede yabancının gözü ile olay nasıl görülüyor diye o olayı bir daha yorumlarım. Lütfen yabancı basının Türkçe servisleri de var, oralardan sizlerde dinleyin. Doğuda dağıtılan beyaz eşya konusunda Türkiye’de kopartılan fırtınaları, yabancı basın Türk Hükümetinin bu icraatını kendi hükümetlerine örnek gösteriyordu.
Neden biliyor musunuz?
Türkiye direkt şirketlere yardım etmeyerek piyasayı canlı tutuyor diyorlardı. Bu sayede yerel pazarda ayakta tutulmuş oluyordu. Biraz daha ileri gidip Türk Hükümeti bu sayede hem parayı tabana ve geniş halk kitlelerine dağıtmış oluyordu hem de zenginin ürettiği ürününü piyasadan alarak imalatçı, satıcı, nakliyecisi, hamalı ve direk veya en direk her kez kazanır bu sayede piyasa ayakta tutulmuş oluyor diyorlardı. Kendi ülkelerinde hükümetin bankalara para dağıtmasını kınıyorlardı ve hükümet karşılıksız bankaya para dağıtacağına o bankaya borcunu ödeyemeyen kişinin borcunu ödese bu sayede bir taşla iki kuş vurulmuş olurdu diyorlardı. Bu krizde Türk Hükümetinin yaptığının en doğru hareket olduğunu söylüyorlar. Bizim basın ise hala bu dağıtımdan rahatsız, nedense.
Lütfen ihtiyaçlarımızı ertelemeyelim ama ayağımızı da yorganınıza göre uzatalım. Siyasi ve ekonomik krizsiz yaşanılabilir bir dünya dileğiyle.
20.01.09
Dr.Vedat DEMİR






