EVLENECEK GENÇLERE GÜZEL BİR HEDİYE

Merhaba, bu yazımda başkaları ne der diye yaptığımız ve bizi Avrupalıdan ayıran özelliğimizden evlilik için yaptığımız israftan bahsedeceğim.

Hepimizin evinde bir misafir odası vardır değil mi. Bu odayı yılda kaç kere kullanırız? Ne işe yarar? Ben oldum olalı anlamamışımdır. Annelerimiz bu odaları temiz tutmak için bir o kadarda çaba sarf ederler. Misafir odasında neler mi var dersiniz; bir koltuk takımı (ayıp olmasın diye en şaşanlısı), halı, orta sehpası, vitrin ve vitrinin içini süsleyecek gümüşlük, biblo vb… Bu odanın maliyeti bu günkü şartlarda minimum 5 000 YTL. Tabi yapılan danteller ve perde hariç. Bu odayı muhafaza etmek için taşınacağınız evde bir oda fazla olmalı. Normalde 2 odalı bir evde oturulabilirseniz, bu odanızdan dolayı 3 odalı ev olması gerekir buda kirayı yükseltecektir.

Takı işimiz tam bir senaryo. Almışken altını da alalım, başkaları ne der, filancının gelininde benimkinden daha fazla olmamalı; aslında burada hem kıskançlık, hem de çekememezlik var. Ama bunu asla yüksek sesle söyleyemeyiz ve kendimizle yüzleşemeyiz. Bu durum hem toplumumuzun hem de dinimizin uygun görmediği bir durum olmasına rağmen biz maalesef böyleyiz. Kuyumcudan altını vadeli pahalıya alır, düğünden sonra ucuza bozdururuz sadece günü kurtarırız. Borcun günü geldiğinde kuyumcu bizi idare etmedi veya devlet fındığa para vermedi olur.

Beyler ve bayanlar, ülke olarak hızlı bir tüketim çılgınlığına gidiyoruz. Üretimden gittikçe uzaklaşıyoruz. Bu tüketim çılgınlığına düğünler arifesinde gelin dur diyelim. Bizim gerçek dostlarımız her zaman yanımızda olacaklardır. Sahte dostlarımız varlıklı olduğumuzda yanımızda olacaklardır. Gelin gerçek dostlarımızla meclislerimizi yapalım. İhtiyacımız olmayan veya kullanmayacağımız eşya ve takılardan vazgeçelim. Bizim gerçek dostlarımız bizi olduğumuz gibi sevenlerdir bunu unutmayalım.

Yeni evlenen gençlere ihtiyacı olmayan eşya ve takılarla borç batağına iterek, onların cicim aylarında geçim zorluklarına sokmayalım. Gençler, gençliklerinde çoluk çocuk yokken, gezsinler tozsunlar hayatların yaşasınlar. Gelin yeni evlenen gençlerin gençliğine ipotek koymayalım.

Ülkemizde zorunlu temel eğitim 8 yıl bu eğitimin içinde kaç saat ekonomi dersi veriyorlar? Verilmeyen ekonomi dersleriyle sokak başlarında bankaların bedava kredi kartı dağıtımı ve bu kartı kullanma bilinci verilmeyen kişilerin düştüğü aile faciaları görmemek umuduyla.

Evlenecek gençlere acil tavsiyem bir kitap olacak o da “Zengin Baba Yoksul Baba” Alfa yayınlarından. Bu kitabı almanızı tavsiye ederim.

Evlenecek gençler bu kitabı okuduktan sonra ihtiyaçlarını yeniden gözden geçireceğine inanıyorum.

Kitabın Özeti

Zengin Baba, Yoksul Baba’yı okuduktan sonra, Zengin olmak için yüksek bir gelire sahip olmanız gerektiği saplantısı yerle bir olacak. Evinizin bir aktif varlık olduğuna inancınız sarsılacak. Çocuklarınıza para kazanmanın yollarını öğretmek için okuldaki sisteme güvenemeyeceğinizi göreceksiniz. Aktif ve pasif varlıkları yeniden tanımlayacaksınız. Çocuklarınızın gelecekte finansal başarı sağlamaları için parayla ilgili onlara öğretmeniz gereken her şeyi öğreneceksiniz. Robert Kiyasaki insanlara milyoner olmayı öğretiyor. Ona milyoner öğretmen denmesinin nedeni bu. İnsanların maddi sıkıntılar içinde boğuşmasının nedeni; okulda geçirdikleri onca yıl boyunca para konusunda hiçbir şey öğrenmemeleri. Sonuçta para için çalışmayı öğrenirler. Ama parayı kendileri için çalıştırmasını hiç bilmezler.

Gençlerin ihtiyaçlarında önceliklerini belirleyip borçsuz evlilik gerçekleştirmeleri dileğimle.

07.07.2008

Vedat DEMİR