Biliriz her zaman iktidar partileri yıpranır bu sefer bu yıpranmaya Dünya’yı saran ekonomik kriz tuzu, biberi oldu. Bu seçimler çok enteresan olacak belki de, hem iktidar olup başarılı olacaksın hem de oy kaybedeceksin. Bu hiç de reva değil. Ülkeyi Dünyanın en büyük 27. ekonomisinde alıp dünyanın 17. büyük ekonomisine yükselteceksin buna rağmen oy kaybedeceksiniz. Başbakanımızın yakın çevresi Başbakanımızı ya çok iyi anlamamaya başladı, yada yanlış yönlendiriyorlar. Sayın vekillerimiz ve yerel parti yöneticileri bize yakın çevremizdeki kişiler başkan olsun nasılsa Tayip Erdoğan’ın rüzgârı var kazanırız düşünüyorlar, aday belirlemede maalesef çok başarılı olmadılar. Aday belirlemede yapılan yanlışların sonucu Pazar akşamı görülecek. İlla benim adayım olsun diye kamuoyu yoklamalarında hile yapanların kasketi düşecek pazara. Kamuoyu şirketlerinin elemanlarına anketler belirli çevreler de yaptırıldı, hatta telefon anketlerine bile anketör şirketine özel telefon numaraları listeler halinde gönderildi. Bu şekilde belirlenen anketlerin sonucu pazara düşecektir. Doğru belirlenen adaya kimsenin sözü yok konjonktür de bir değişiklik olmazsa onlar zaten kazanacaklar.

Bu seçimlerde MHP’nin aday belirleme yöntemini çok başarılı görüyorum; nasıl mı bakın çevrenizdeki MHP’nin adaylarına hepsi bağımsız seçime girse seçimi kazanamazlar ama seçim sonuçlarını değiştirecek kadar oy alabilecek kişiler. Bu adayların birçoğunun geçmişleri hiç de partinin tabanıyla aynı paralellikte değil. Parti bunlarla ya seçimi kazanacak ya da AK Partiye kaybettirecek kadar oylarını yükselttirecek. MHP’ni bu tip bir aday belirleme çalışması yaptıkları için kendilerini tebrik ediyorum.

Bu aday belirleme yöntemini Sayın Başbakanımız geçen seçimlerde kendi ilgilendiği illerde yaptı ve başarılı da oldu. Zaten yerel seçimlerde asıl olan halka hizmet edecek kişilerdir. Belediyeleri en iyi yönetecek halkın derdi ile dertlenecek, belediyenin dar gelirleriyle destan yazacak Başkanlara ihtiyaç var. Yerel yönetimlerde illa da ben veya benim çevrem olsun demek marjinal kalmak demektir. Bence sayın başkan adayları kendilerini şu şekilde tartsınlar ben bağımsız aday olsam kaç oy alırım diye hesap yapsınlar. Hele de ikinci ye aday olanlar bunu iki kere hesaplasınlar. (1) Aday vardır İyi ve başarılıdır liderinin ve partisinin rüzgârını fırtınalaştırır, (2) aday vardır liderin ve partinin rüzgârını keser ve (3) aday vardır kendi rüzgârı liderinin ve partisini önündedir bu adaylar yanlış partidedir maalesef. Bu üç tespitin ilk grupta olanların % 75 seçimleri kazanacak % 25’lik payı konjonktüre bırakıyorum, ikinci grupta olanların % 25’i seçimi kazanır liderinin ve partisinin yüzü suyu uğruna ve son grupta olanların % 5 seçimleri kazanacak diye düşünüyorum.

Bu seçimlerden sonra parti merkezleri kendilerine çekidüzen verip seçim kaybettikleri bölgelerde teşkilatları ve vekilleri yeniden gözden geçirmeli diye düşünüyorum. Yeniden yapılandırma olmazsa bu sistemle işler daha da zor. Geçen seçimlerde gençlik ve kadın kolları ev ev gezip birebir kişilerle temas kuruyorlardı şimdi çok rahatlar bu işleri yapmıyorlar. Ak Parti inşallah ANAP gibi papatya devrine girmez.

Bu seçimlerde oy verirken 1000 kere düşünüp oy vermek lazım aksi halde Ülkenin gündemini bu seçimlerden sonra 180 derece değiştirebilir. Hükümetin çalışmalarını destekliyorsak İl genel meclisleri’ne ve belediye meclislerine oy vererek destek sağlayabilirsiniz. Şehrimizi yönetecek kişileri ise ellerinden, dillerinden, kendilerinden emin olduğumuz ve başarılı olacağına inandığımız kişileri seçeceğiz.
Şimdiden seçim sonucunun Ülkeme ve Dünyaya hayırlı olmasını diliyorum.
 

        15-03-2009     

        Dr. Vedat Demir