4- KARAYOLUNDA TRAFİK KONTROLLERİ

Kara yollarımızda trafik kontrolleri maalesef çok yanlış noktalarda yapılmaktadır. Halen sürücülerin hız yaptıklarında kaza riskinin sıfır olduğu noktalarda kontroller yapılmaktadır. Bu kazayı engellemiyor hatta tetikliyor. Trafiğin ve yolun müsait olduğu yerde sürücünün görüş mesafesinin son derece uygun ve geniş olduğu ceza alması sürücünün psikolojisini daha da bozuyor ve araç şoförü hız yapmaya aday oluyor. Polisin amacı ceza yazmak olmamalı, amaç caydırıcılık olmalı. Ama maalesef bizde amaç ceza kesmek çünkü bütçemizin belli miktarı daha düne kadar bunlarla tamamlanıyordu. Bu şekilde olunca da her fırsat bir ceza yazılmaya veya rüşvete yol açmaktaydı. Son yıllarda trafikte rüşvet işi inanılmaz derecede azaldı. Bizim halkımız maalesef hem rüşveti verir sonrada övüne, övüne şu kadar verdim geçtim der. Son yıllarda bu tip anlamsız övünmeler pek duyulmaz oldu.

Ülkemizdeki kara yollarında KARANOKTALAR (yani en çok kaza yapılan noktalar) bilinmekle beraber genellikle bu noktalar geçildikten sonra kurulmaktadır halbuki bu noktalara 500-800 mt kala polisler tarafından hız kontrolleri yapılsa BU noktalardaki kazalar çok büyük oranda engellenebilecektir.

Örnek: Gerede’den Samsun yoluna girdiğinizde Karabük yol ayrımına kadar yolun % 80-85 lik bölümünde iniş inmektesiniz. Bu bölge bazen bir polis ekibi tarafından kontrol edilir ama radar Karabük yol ayrımını geçince 1-2 km sonra düzlükte petrol istasyonunun önünde kurulmaktadır. Bu arada görüş mesafeniz yaklaşık 3-4 km ve hızınız saatte 250 km/h olsa dahi kaza yapma riski sıfıra yakın. 30-40 km mesafeyi 1 ve 2’ci vitesle inen şoför tam arabayı dört’e ve beşe atacak ki radar denetimine yakalanmaktadır. Bu noktadaki radarın sadece devlet bütçesine katkı sağlamak için kurulduğunu düşünmek yanlış olmasa gerek.

Bu ve bu şekilde kazayı önleme amacı dışında kurulan radarlar kaldırılmalı, yolun risk taşıyan yerlerinde tepe lambaların yakarak duran ve radar kuran polis ekipleri kazaların önlemesinde çok daha etkin bir rol oynayacaklardır.

Karayollarında görev yapan polislerin altında ki araçlar mutlaka yüksek model, 2000 cc ve üzeri motora sahip ful donanımlı (ABS, ASR, Klima vb) spor araçlar olmalı, kışın da 4×4 cip olmalıdır. Bu araçlar uydu, kamera ve bilgisayar donanımlı olmalıdır. Aracı durdurmadan önce araç ve sahibi hakkında tüm bilgiye ulaşabilmeli. Tüm polis ve trafik istasyonlarımız bilgisayar ağı ile birbirlerine bağlana bilmeli bu alt yapı oluşturulmalı. Kara yolunda asla kovalamaca yapılmamalı bir sonraki trafik ekibe, polis veya jandarmaya bildirilip yol kesilmeli.

Polis teşkilatına tek marka cip alınmalıdır. Zira bu sayede reklâm yapmak isteyecek olan firmalardan çok düşük maliyetle bu araçlar temin edilebilir. Bu araçlar her yıl yenilenmeli, eğer bu mümkün değilse de en az 3 yılda bir yenilenmelidir. Bunun için mucit olmaya gerek yok Avrupa’daki ülkelerin metodu kullanılmalı.

Radar kontrollerinde kullanılan radardan önce konulan uyarı levhaları da kaldırılıyor yeni yönetmelikle. Hâlbuki bu levhaları dikkatli şoförler görüyordu, dikkatli kişi zaten kaza yapma olasılığı çok düşük. Dikkatsizler sürücü zaten ceza alıyordu. Yeni uygulama tam bir handikap olacak artık radarlar sabit noktalarda durmayacak. Radar aracı yolda seyir halinde iken hız kontrolü yapabilecek. Bu tip uygulama AB de var amama orada seyir halinde ki polisler sadece agresif sürücülere ceza keser. (Agresif sürücü: Bunlar yakın takip eden, ani duran, kalkan, sinyalsiz şerit değiştiren, diğer sürücüleri tedirgin edici davranışta bulunan sürücülerdir.). Kurallarına göre hareket eden ve ekstra % 30-35 hız yapan dikkatli sürücülere müsaade edilmektedir..

Bizdeki yeni uygulama ile Avrupalı bir turist ceza alırsa Avrupa insan hakları mahkemesi Türkiye’yi haksız bulur.
Kazasız ve cezasız yolculuklar dilerim.

5- TRAFİK SİGORTA SİSTEMİ
Ülkemizde zorunlu Trafik sigortası mevcut olduğu için trafikte bulunan araçların mecburi sigorta yaptırmaları sağlanıyor.
Aracını kasko yaptıran da zorunlu mali trafik sigortasını yaptırmak zorunda bırakılmaktadır. Hâlbuki kasko Hem de zorunlu mali trafik sigortasında daha yüksek değerler içinde bunu kapsamaktadır. Bu nedenledir ki kasko yaptıranlar otomatik olarak zorunlu mali trafik sigortasını yaptırmış kabul edilmelidirler

Yapılması gerekenler:
Aynı poliçede üç kademeli sigorta olmalı birinci kademe zorunlu mali trafik sigortasını otomatik olarak kapsamalı.
a) Zorunlu mali trafik sigortası
b) Zorunlu mali trafik sigortası + Çalınma ve yanmaya karşı
c) Zorunlu mali trafik sigortası + Ful kasko (veya opsiyonlu kasko kişinin seçeceği)
Bu şekilde sigorta yapılırsa araç sahipleri daha rahat sigorta yaptırırlar. Ayrı, ayrı poliçeler yapılmayarak vatandaşın cebinden daha az sigorta maliyetinin çıkması sağlanmış olacaktır.

Vedat Demir